Pandaların başkenti neresi? Chengdu neden bu unvanla anılıyor?
Bir yerde “Pandaların başkenti neresi?” sorusunu görünce insanın aklına ister istemez Chengdu geliyor. Çünkü büyük pandalar denince Çin’in Sichuan eyaletindeki bu şehir artık neredeyse türün dünya çapındaki simge noktası hâline gelmiş durumda. Ama burada küçük ve önemli bir ayrım var: “Pandaların başkenti” resmi bir idari unvan değil; Chengdu’nun büyük pandalarla kurduğu bilimsel, kültürel ve turistik bağ nedeniyle kullanılan yaygın bir tanımlama.
Üstelik mesele yalnızca şehirde çok sayıda panda görmekten ibaret değil. Chengdu’da araştırma merkezleri, üretim ve koruma programları, bilimsel çalışmalar, doğal yaşam alanlarıyla bağlantılı projeler ve panda kültürü birbirine bağlanmış durumda. Bu yüzden Chengdu’yu anlamak için yalnızca “panda nerede yaşar?” diye bakmak biraz eksik kalıyor.
Benim açımdan konunun en ilginç tarafı da burada başlıyor: Chengdu’nun panda kimliği aslında bir hayvanat bahçesi hikâyesinden çok daha büyük. Bu hikâyede biyoloji, yerel kültür, şehir ekonomisi, turizm, uluslararası koruma çalışmaları ve insanların doğaya bakışı aynı noktada kesişiyor.
https://images.openai.com/static-rsc-4/WzB-UhAgCB5ielxqDsUbRI0BPi6GBAO3MrY5_I3JDhEokFP-lrhmc9gSDx8cKek_87GGM34onxdqZpTQ16Uysag-eCqsH2FJwgQXTV9H4yx_a26b2hzLIPboKwtj2-vcHhGOsy-QrNFGXgy48DIVtzd0FjNGfQcOdLdMJrv7haKeXmziTuktOb6h7FLgYYyn?purpose=fullsizeFavorilere eklehttps://images.openai.com/static-rsc-4/XqM2lJ2Wl_eW1F2nIicJrFoIyX5_a6XuLCC6JlZikSGi8iZYXyesLlbGuQ0UYUIUsdba1vLJUF3p6QI-Q3A6gGzUL6x6dzTID7pj1bj6rTdoLc2GB6viAelg3W4G6OeFPeC4BWtGazDXs9FXukNmWBiizNkbEAVe1Zl2UVHKhbZAM38rVDZXod8D7voSK0hu?purpose=fullsizeFavorilere eklehttps://images.openai.com/static-rsc-4/z-mzQmh4berbrYXbxjiuCt0HjpR2_FEQDF_gCkVlpC_FLS9z9fT8rmyhbDp82m0-zLsdeuiCFCppkVzo-6m-4chyImlEL6yZKUM1DGvRLfquF93nvl83iKK-nIul4vXK_0vg3q3kIUzy_kd0VpKq8_m88VFbtlQrIHXzieIPNOFuND9O3ybR-ushxGjbFiRX?purpose=fullsizeFavorilere ekle7
“Pandaların başkenti” neden Chengdu?
En kısa cevapla söylemek gerekirse: Chengdu, büyük pandaların korunması, araştırılması, yetiştirilmesi ve tanıtılması konusunda dünyanın en önemli merkezlerinden biri olduğu için pandaların başkenti olarak anılıyor.
Şehrin en bilinen kurumu Chengdu Research Base of Giant Panda Breeding yani Chengdu Büyük Panda Araştırma ve Yetiştirme Üssü. Merkez 1987 yılında kuruldu ve bugün bilimsel araştırma, koruma, yetiştirme, halk eğitimi ve kültürel faaliyetleri birlikte yürütüyor. Kurumun kendi verilerine göre ana tesis yaklaşık 238 hektarlık bir alana yayılıyor. Panda.org.cn+1
Burada dikkat çekici nokta şu: Chengdu şehir merkezinde panda görmek mümkün olsa da pandaların doğal yaşam alanları doğrudan şehir merkezinde değil. Asıl doğal yaşam alanları Sichuan’ın dağlık bölgeleriyle birlikte Gansu ve Shaanxi’nin bazı kesimlerine uzanıyor.
Dolayısıyla Chengdu’yu “bütün pandaların yaşadığı şehir” şeklinde düşünmek doğru olmaz. Daha doğru ifade, pandaların korunması ve insanlarla buluşturulması açısından küresel bir merkez olduğudur.
Pandaların gerçek doğal dünyası Chengdu’dan çok daha geniş
Burada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekiyor. Büyük pandaların tamamını Chengdu’ya bağlamak biyolojik açıdan doğru değil.
Bugünkü yabani büyük panda dağılımı Çin’in Sichuan, Gansu ve Shaanxi bölgelerindeki dağlık alanlarla sınırlı. Çin’in Büyük Panda Milli Parkı da bu üç eyaleti kapsıyor. Milli park yaklaşık 22 bin kilometrekarelik bir alanı kapsıyor ve resmi verilere göre yaklaşık 1.340 yabani pandaya ev sahipliği yapıyor. Orman Genel Müdürlüğü+1
Daha da ilginç olanı, Chengdu’nun doğal yaşam alanlarına coğrafi olarak yakın olması. Chengdu’nun kuzeybatısındaki bölgeler, panda habitatları açısından önemli geçiş alanları oluşturuyor. Chengdu sınırları içerisindeki Büyük Panda Milli Parkı bölümünün de Qionglai ve Minshan dağ sistemleri arasındaki panda popülasyonlarının genetik bağlantısı açısından önemli bir koridor olduğu belirtiliyor. Orman Genel Müdürlüğü
Yani şehir ile panda arasındaki ilişki tamamen yapay değil. Chengdu, pandaların doğal coğrafyasının hemen yanında gelişmiş büyük bir şehir.
Tarihsel olarak bu hikâye nereden başladı?
Büyük pandaların Çin kültüründeki geçmişi modern turizmden çok daha eski. Ancak pandanın dünya kamuoyunda tanınması açısından 19. yüzyıl önemli bir dönüm noktası.
1869 yılında Fransız doğa bilimci Armand David, Sichuan bölgesindeki Baoxing çevresinde büyük pandayla karşılaştı ve hayvanın bilim dünyasında tanınmasına katkı sağladı. Çin Ulusal Ormancılık ve Çayır İdaresi de Baoxing’i pandanın dünyaya tanıtıldığı önemli tarihsel merkezlerden biri olarak aktarıyor. Orman Genel Müdürlüğü
Burada bana göre çok güzel bir tarihsel ironi var. Bugün milyonlarca insanın telefonunda fotoğrafı bulunan, reklamların ve animasyonların vazgeçilmez karakteri hâline gelen panda, bir zamanlar dünyanın geri kalanı tarafından neredeyse hiç bilinmiyordu.
20. yüzyılda ise durum değişti. Panda giderek Çin'in ulusal sembollerinden biri hâline geldi. 1961'de Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) logosunda kullanılması, hayvanın küresel çevre koruma sembolü olarak tanınmasını daha da güçlendirdi. Orman Genel Müdürlüğü
Buradan Chengdu'nun bugünkü rolüne geçiş başladı.
Chengdu’daki panda araştırmalarının yükselişi
Chengdu’daki panda merkezinin 1987’de kurulması tesadüfi bir gelişme değildi. Panda koruma çalışmalarının yalnızca doğal yaşam alanlarını korumakla sınırlı kalmaması gerektiği giderek daha fazla anlaşıldı.
Esaret altında bakım, üreme, yavru yetiştirme, hastalıkların önlenmesi, genetik çeşitliliğin korunması ve gerektiğinde yeniden doğaya kazandırma gibi konular bilimsel araştırmanın parçası hâline geldi.
Chengdu Panda Üssü'nün laboratuvarları özellikle üreme biyolojisi, koruma genetiği, hastalıkların önlenmesi ve koruma ekolojisi üzerine çalışmalar yürütüyor. Kurumun yayımladığı bilgilere göre araştırma ekipleri yüzlerce bilimsel proje gerçekleştirdi ve yüzlerce akademik çalışma yayımladı. Panda.org.cn
Bu noktada Chengdu’yu sadece “panda görebileceğiniz yer” olarak düşünmek büyük resmi kaçırmak olur.
Aslında şehir aynı zamanda bir çeşit panda bilim merkezi.
Pandaların sayısındaki artış bize ne anlatıyor?
Bence konunun en önemli taraflarından biri burası.
Çin'in dördüncü ulusal panda araştırması sonucunda yabani büyük panda sayısı 1.864 olarak belirlenmişti. Önceki dönemlere göre bu önemli bir artıştı ve 2016 yılında Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), türün koruma statüsünü “tehlikede” seviyesinden “hassas” seviyesine düşürdü. Orman Genel Müdürlüğü+1
Bu gelişme bazen “pandalar artık kurtuldu” şeklinde yorumlanabiliyor. Bence burada dikkatli olmak gerekiyor.
Koruma kategorisinin değişmesi, türün bütün sorunlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Panda hâlâ sınırlı ve parçalanmış habitatlara bağımlı. Üstelik bambu gibi özel besin kaynaklarına yüksek ölçüde bağımlı olması yaşam alanındaki değişiklikleri daha kritik hâle getiriyor.
UNESCO’nun Sichuan Büyük Panda Sığınakları değerlendirmesi de habitat parçalanmasının önemli bir sorun olduğunu özellikle vurguluyor. Büyük ve bağlantılı yaşam alanlarının korunması, panda grupları arasında hareketin ve genetik alışverişin devam edebilmesi açısından önem taşıyor. UNESCO World Heritage Centre
Dolayısıyla panda korumasının geleceği yalnızca “kaç tane panda doğdu?” sorusuyla ölçülemeyecek kadar karmaşık.
Bir yerde “Pandaların başkenti neresi?” sorusunu görünce insanın aklına ister istemez Chengdu geliyor. Çünkü büyük pandalar denince Çin’in Sichuan eyaletindeki bu şehir artık neredeyse türün dünya çapındaki simge noktası hâline gelmiş durumda. Ama burada küçük ve önemli bir ayrım var: “Pandaların başkenti” resmi bir idari unvan değil; Chengdu’nun büyük pandalarla kurduğu bilimsel, kültürel ve turistik bağ nedeniyle kullanılan yaygın bir tanımlama.
Üstelik mesele yalnızca şehirde çok sayıda panda görmekten ibaret değil. Chengdu’da araştırma merkezleri, üretim ve koruma programları, bilimsel çalışmalar, doğal yaşam alanlarıyla bağlantılı projeler ve panda kültürü birbirine bağlanmış durumda. Bu yüzden Chengdu’yu anlamak için yalnızca “panda nerede yaşar?” diye bakmak biraz eksik kalıyor.
Benim açımdan konunun en ilginç tarafı da burada başlıyor: Chengdu’nun panda kimliği aslında bir hayvanat bahçesi hikâyesinden çok daha büyük. Bu hikâyede biyoloji, yerel kültür, şehir ekonomisi, turizm, uluslararası koruma çalışmaları ve insanların doğaya bakışı aynı noktada kesişiyor.
https://images.openai.com/static-rsc-4/WzB-UhAgCB5ielxqDsUbRI0BPi6GBAO3MrY5_I3JDhEokFP-lrhmc9gSDx8cKek_87GGM34onxdqZpTQ16Uysag-eCqsH2FJwgQXTV9H4yx_a26b2hzLIPboKwtj2-vcHhGOsy-QrNFGXgy48DIVtzd0FjNGfQcOdLdMJrv7haKeXmziTuktOb6h7FLgYYyn?purpose=fullsizeFavorilere eklehttps://images.openai.com/static-rsc-4/XqM2lJ2Wl_eW1F2nIicJrFoIyX5_a6XuLCC6JlZikSGi8iZYXyesLlbGuQ0UYUIUsdba1vLJUF3p6QI-Q3A6gGzUL6x6dzTID7pj1bj6rTdoLc2GB6viAelg3W4G6OeFPeC4BWtGazDXs9FXukNmWBiizNkbEAVe1Zl2UVHKhbZAM38rVDZXod8D7voSK0hu?purpose=fullsizeFavorilere eklehttps://images.openai.com/static-rsc-4/z-mzQmh4berbrYXbxjiuCt0HjpR2_FEQDF_gCkVlpC_FLS9z9fT8rmyhbDp82m0-zLsdeuiCFCppkVzo-6m-4chyImlEL6yZKUM1DGvRLfquF93nvl83iKK-nIul4vXK_0vg3q3kIUzy_kd0VpKq8_m88VFbtlQrIHXzieIPNOFuND9O3ybR-ushxGjbFiRX?purpose=fullsizeFavorilere ekle7
“Pandaların başkenti” neden Chengdu?
En kısa cevapla söylemek gerekirse: Chengdu, büyük pandaların korunması, araştırılması, yetiştirilmesi ve tanıtılması konusunda dünyanın en önemli merkezlerinden biri olduğu için pandaların başkenti olarak anılıyor.
Şehrin en bilinen kurumu Chengdu Research Base of Giant Panda Breeding yani Chengdu Büyük Panda Araştırma ve Yetiştirme Üssü. Merkez 1987 yılında kuruldu ve bugün bilimsel araştırma, koruma, yetiştirme, halk eğitimi ve kültürel faaliyetleri birlikte yürütüyor. Kurumun kendi verilerine göre ana tesis yaklaşık 238 hektarlık bir alana yayılıyor. Panda.org.cn+1
Burada dikkat çekici nokta şu: Chengdu şehir merkezinde panda görmek mümkün olsa da pandaların doğal yaşam alanları doğrudan şehir merkezinde değil. Asıl doğal yaşam alanları Sichuan’ın dağlık bölgeleriyle birlikte Gansu ve Shaanxi’nin bazı kesimlerine uzanıyor.
Dolayısıyla Chengdu’yu “bütün pandaların yaşadığı şehir” şeklinde düşünmek doğru olmaz. Daha doğru ifade, pandaların korunması ve insanlarla buluşturulması açısından küresel bir merkez olduğudur.
Pandaların gerçek doğal dünyası Chengdu’dan çok daha geniş
Burada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekiyor. Büyük pandaların tamamını Chengdu’ya bağlamak biyolojik açıdan doğru değil.
Bugünkü yabani büyük panda dağılımı Çin’in Sichuan, Gansu ve Shaanxi bölgelerindeki dağlık alanlarla sınırlı. Çin’in Büyük Panda Milli Parkı da bu üç eyaleti kapsıyor. Milli park yaklaşık 22 bin kilometrekarelik bir alanı kapsıyor ve resmi verilere göre yaklaşık 1.340 yabani pandaya ev sahipliği yapıyor. Orman Genel Müdürlüğü+1
Daha da ilginç olanı, Chengdu’nun doğal yaşam alanlarına coğrafi olarak yakın olması. Chengdu’nun kuzeybatısındaki bölgeler, panda habitatları açısından önemli geçiş alanları oluşturuyor. Chengdu sınırları içerisindeki Büyük Panda Milli Parkı bölümünün de Qionglai ve Minshan dağ sistemleri arasındaki panda popülasyonlarının genetik bağlantısı açısından önemli bir koridor olduğu belirtiliyor. Orman Genel Müdürlüğü
Yani şehir ile panda arasındaki ilişki tamamen yapay değil. Chengdu, pandaların doğal coğrafyasının hemen yanında gelişmiş büyük bir şehir.
Tarihsel olarak bu hikâye nereden başladı?
Büyük pandaların Çin kültüründeki geçmişi modern turizmden çok daha eski. Ancak pandanın dünya kamuoyunda tanınması açısından 19. yüzyıl önemli bir dönüm noktası.
1869 yılında Fransız doğa bilimci Armand David, Sichuan bölgesindeki Baoxing çevresinde büyük pandayla karşılaştı ve hayvanın bilim dünyasında tanınmasına katkı sağladı. Çin Ulusal Ormancılık ve Çayır İdaresi de Baoxing’i pandanın dünyaya tanıtıldığı önemli tarihsel merkezlerden biri olarak aktarıyor. Orman Genel Müdürlüğü
Burada bana göre çok güzel bir tarihsel ironi var. Bugün milyonlarca insanın telefonunda fotoğrafı bulunan, reklamların ve animasyonların vazgeçilmez karakteri hâline gelen panda, bir zamanlar dünyanın geri kalanı tarafından neredeyse hiç bilinmiyordu.
20. yüzyılda ise durum değişti. Panda giderek Çin'in ulusal sembollerinden biri hâline geldi. 1961'de Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) logosunda kullanılması, hayvanın küresel çevre koruma sembolü olarak tanınmasını daha da güçlendirdi. Orman Genel Müdürlüğü
Buradan Chengdu'nun bugünkü rolüne geçiş başladı.
Chengdu’daki panda araştırmalarının yükselişi
Chengdu’daki panda merkezinin 1987’de kurulması tesadüfi bir gelişme değildi. Panda koruma çalışmalarının yalnızca doğal yaşam alanlarını korumakla sınırlı kalmaması gerektiği giderek daha fazla anlaşıldı.
Esaret altında bakım, üreme, yavru yetiştirme, hastalıkların önlenmesi, genetik çeşitliliğin korunması ve gerektiğinde yeniden doğaya kazandırma gibi konular bilimsel araştırmanın parçası hâline geldi.
Chengdu Panda Üssü'nün laboratuvarları özellikle üreme biyolojisi, koruma genetiği, hastalıkların önlenmesi ve koruma ekolojisi üzerine çalışmalar yürütüyor. Kurumun yayımladığı bilgilere göre araştırma ekipleri yüzlerce bilimsel proje gerçekleştirdi ve yüzlerce akademik çalışma yayımladı. Panda.org.cn
Bu noktada Chengdu’yu sadece “panda görebileceğiniz yer” olarak düşünmek büyük resmi kaçırmak olur.
Aslında şehir aynı zamanda bir çeşit panda bilim merkezi.
Pandaların sayısındaki artış bize ne anlatıyor?
Bence konunun en önemli taraflarından biri burası.
Çin'in dördüncü ulusal panda araştırması sonucunda yabani büyük panda sayısı 1.864 olarak belirlenmişti. Önceki dönemlere göre bu önemli bir artıştı ve 2016 yılında Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), türün koruma statüsünü “tehlikede” seviyesinden “hassas” seviyesine düşürdü. Orman Genel Müdürlüğü+1
Bu gelişme bazen “pandalar artık kurtuldu” şeklinde yorumlanabiliyor. Bence burada dikkatli olmak gerekiyor.
Koruma kategorisinin değişmesi, türün bütün sorunlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Panda hâlâ sınırlı ve parçalanmış habitatlara bağımlı. Üstelik bambu gibi özel besin kaynaklarına yüksek ölçüde bağımlı olması yaşam alanındaki değişiklikleri daha kritik hâle getiriyor.
UNESCO’nun Sichuan Büyük Panda Sığınakları değerlendirmesi de habitat parçalanmasının önemli bir sorun olduğunu özellikle vurguluyor. Büyük ve bağlantılı yaşam alanlarının korunması, panda grupları arasında hareketin ve genetik alışverişin devam edebilmesi açısından önem taşıyor. UNESCO World Heritage Centre
Dolayısıyla panda korumasının geleceği yalnızca “kaç tane panda doğdu?” sorusuyla ölçülemeyecek kadar karmaşık.